Vekse

Koramaz Vadisi’nin Dimitre’den bir sonraki durağı 2,5 km batıda bulunan ve tüm bu vadinin en ufak köyü olan Vekse. Koramaz Vadisi’nin güney yamacında, Kanlıhöyük Tepesi’nin eteklerinde kurulu olan bu yerleşimin yüzlerce yıllık olduğu bilinmektedir ve muhtarın evinin altında bulunan yeraltı şehri de bunun bir ispatıdır. Vadinin karşı yamacı ise yaklaşık 10 m yüksekliğinde, boydan boya bir duvar gibi uzanan kırmızı renkli volkanik kayaçla kaplıdır. Bu kayalık duvardaki sayısız kaya yerleşiminin pencere ve kapı deliklerinden esinlenen Vekseliler buraya “Yedi Delikler” ismini vermişler.

 

Vekse, yapısal açıdan Ağırnas’a ve Küçük Bürüngüz’e çok benziyor: Vadinin bir yamacında bugünkü köy, diğer yamacında ise kaya yerleşimleri var. Normal koşullarda vadi duvarındaki kaya yerleşimlerinin köyün kendisinden daha eski olması beklenirken Vekse’de, aynen Ağırnas’da olduğu gibi, hem köyün içinde hem de vadi duvarındaki yerleşimlerde yeraltı savunma yapıları ve kaya oyması kiliseler mevcut. Bu da; Ağırnas gibi, Vekse’nin de en azından 10. – 11. yüzyıllara kadar Koramaz Vadisi’nin her iki yamacında birden yaşamaya devam ettiklerini gösteriyor.

Vekse’de Koramaz Vadisi’nin içi tarımsal açıdan çok zengin. Aynı vadideki diğer tüm yerleşimlerden farklı olarak burada vadinin her iki yamacı da teraslanmış ve meyve – sebze tarımı yapılıyormuş. Vekse’lilerin ‘kama’ dedikleri bu teraslarda yapılan tarım bugün eskiye oranla hayli azalmış olsa da hala devam ediyor. 

Osmanlı Devleti’nin önemli bir sancağı olan Kayseri’nin tahrir defterleri 600 yıl öncesine dek uzanmaktadır. Dolayısıyla; 1500 lü yıllardan bu yana Koramaz Vadisi’ndeki tüm bu köylerde yaşayan nüfusu biliyoruz. 1830 yılından sonraki kayıtlar ise çok daha kapsamlıdır. O yıllarda Ağırnas, Dimitre, Vekse ve Ispıdın köylerinde temel eğitim veren okullar vardı. Çocuklarına bu ‘temel eğitim’ den fazlasını isteyen aileler ise onları Kayseri’ye ve İstanbul’a gönderiyorlardı. Hem bu eğitime gidenlerin gittikleri şehirlerde kalmaları hem de köylerin zengin eşrafının şehirlere göçmesi sonucu köyler boşalmaya başlamıştı. Eski kayıtlar, 19. yüzyılda Kayseri’de yaşayan zengin hristiyanların bu köylerdeki eski evlerini yazın geldikleri birer sayfiye evi olarak kullandıklarını belirtmektedir.

Başka yerlere göç etmiş olsalar bile, bu köylerin eski sakinlerinin gönüllerinin hep eski köylerinde olduğuna dair somut belgeler vardır. İstanbul’da yaşayan Vekse’liler tarafından kurulan ‘Vekse Yardım Derneği’nin 1890 lı yıllarda köyün sokaklarına kaldırım döşettiğini, çeşmeler yaptırdığını ve Koramaz Vadisi’nde, değirmenin yanında bulunan ve bugün de kullanılan taş köprüyü inşa ettirdiğini biliyoruz.