Kaya Kiliseler

Ağırnas Karşı Kaya Kilisesi

İsmi bilinmeyen bu kiliseye “Karşı Kaya Kilisesi” dememizin sebebi yapının, Koramaz Vadisi’nin doğu yamacında yer alması ve bu yapı dışında, Koramaz Vadisi’nin Ağırnas kısmındaki tüm kaya oyması yapıların vadinin karşı, batı duvarında bulunmalarıdır. Doğu duvarında tek başına duran bu ufak kiliseye kayalara oyularak açılmış bir avludan girilmektedir. Avluda üç farklı mezar vardır. 7×2.30 m ölçülerindeki dikdörtgen plana sahip kilisenin nal şeklindeki apsisinde ana kayadan oyulmuş bir altar ve nefin kuzey duvarında üç adet yarım daire şeklinde oyulmuş niş mevcuttur. Kilise duvarlarında herhangi bir fresk gözlenmemiştir.

-ISBIDIN-

ISPIDIN KAYA KİLİSESİ NO 1

Ispıdın Köyü’nün güneybatısında, Koramaz Vadisi’ni geçen köprünün yanındaki kayalık sırtta bulunan bu küçük kaya kilisesi Kayseri’de şimdiye dek rastladığımız yegane freskli kilise idi. Kilisede sadece son bir yıl içinde gözlemlediğimiz defineci tahribatı inanılmaz boyutlardadır. Öyleki; Prof. Nilay Çorağan Karakaya’nın 2013 yılında Kayseri Ansiklopedisi c. 3 sayfa 248 de “Ispıdın Kaya Kilisesi” başlığıyla yayımladığı ve aşağıda alıntıladığımız maddesinde bahsi geçen fresklerin neredeyse tümü artık yokolmuştur.

Kilise, Ispidin (Bagpinar) köyünü içine alan vadide, köyün batisinda, vadinin güney yamacinda yer alir. Kilisenin bulundugu Ispidin köyüne 3 km mesafededir. Yol seviyesinden 15 m kadar yükseklikteki yamaca oyularak yapilmistir. Kilise mimarisi, tipik haç plan şemasındadir. Kuzeyde küçük bir narteks yer alir. Haç kollarinin birlestigi merkezi bölüm kare planli olup, üzeri pandantiflerle geçilen kubbe ile örtülüdür. Dikdörtgen şeklinde ve beşik tonozla örtülü haç kolları boyut olarak farklilik göstermektedir.

 

Kilisenin kuzeydogu ve kuzeybati köse odalari vardir. Bemayi olusturan haç kolunun dogusunda, yarim yuvarlak apsis ve kuzeydoguda prothesis yer alir. Kilisenin güneyinde köşe odalari ile güneydoguda diakonikon hücresinin bulunmadigi dikkati çeker.

 

Kilisenin duvar ve örtü sisteminde duvar resimleri mevcuttur. Yapida; Müjde, Meryem’in Elizabeth’i Ziyareti, Beytüllahim’e Yolculuk, Isa’nin Dogumu ve Ilk Banyosu, Üç Çobana Melegin Görünmesi ve Üç Müneccim Kralin Gelisi, Isa’nin Mabede Takdimi, Vaftiz, Lazarus’un Dirilisi, Isa Çarmihta ve Çarmihtan Indirilis, Anastasis (Isa’nin Cehenneme Inisi), Isa’nin Göge Yükselisi, Koimesis (Meryem’in Ölümü) gibi Incil ve Apokrif kaynakli sahneler ile Eleousa ve Hodegetria Meryem’den olusan sembolik tasvirler, tek aziz piskopos ve martir figürleri vardir. Duvar resimleri XI-XIII. Yüzyillara tarihlenmektedir.”

 

 

ISPIDIN KAYA KİLİSELERİ NO 2, 3 VE 4

Ispıdın Kaya Kilisesi No 1 in kuzeyinde, köprünün tam karşısındaki kayalık yamaçta birbirlerinden 10-15 m ile ayrılan ve mimari açıdan birbirlerine çok benzeyen üç kilise bulunmaktadır. Doğuya doğru üçüncü ve dördüncü kiliselerin girişlerin önünde, bir anlamda narteks olarak da kabul edebileceğimiz birer avlu mevcuttur. 2. ve 4. kiliselerin ana gövdesi ile 3. kilisenin narteksi bir dönem güvercinliğe çevrilmiş, bu amaçla girişler örülmeye çalışılmış ve tavanlara bacalar açılmıştır. 2 numaralı kilisenin zemininde bulunan defineci çukuru ve hafriyatı hemen hemen tüm nefi kaplamaktadır.

 

ISPIDIN KAYA KİLİSESİ NO 5

Kiliseye, güney yönünde ve vadiye bakan kayalık yamaçta bulunan bir kapıdan girilmektedir. Yaklaşık 7.5×2.5 ölçülerine sahip, dikdörtgen planlı ve hiçbir freske sahip olmayan bu küçük kilisenin yegane özelliği apsis ile nefi ayıran pencereli templon duvarıdır. Erken dönem Ortodoks kiliselerinde gözlenen bu mimari öğeye, ana kayaya oyma güçlüğü dolayısıyla Kapadokya kaya kiliselerinde fazla rastlanmamaktadır.

Giriş kapısının karşısında, kuzey duvarında dört niş ve bir transept bulunmaktadır. Vekse Kaya Kilisesi No.1’de de olduğu gibi, olasılıkla kilisenin güney kısmındaki kaya bloğu buraya bir transept kazılmasına izin vermeyecek kadar ince olduğu için tek transeptle yetinilmiştir.

 

ISPIDIN KAYA KİLİSESİ NO 6

Ispıdın Köyü’nün yaklaşık 500 m batısında bulunan bu kaya kilisesi kayalık duvarın bu kısmında bulunan en son yapıdır. Kilise, ana kayadan oyulmuş bir sütunla desteklenen tavanı ile oldukça büyük bir ön avluya sahiptir. Ispıdın Kaya Kilisesi No.5’de olduğu gibi bu kilisede de pencereli bir templon bulunmaktadır. Bunun dışında yapıda herhangi bir fresk veya önem arzeden bir mimari öğe mevcut değildir.

 

ISPIDIN KAYA KİLİSESİ NO 7

Bu yapı kompleksi birbirine paralel olarak kazılmış beşer metre uzunluğunda iki küçük kilise ile, onlara dikey olarak kazılmış toplam 14 m uzunluğunda bir yapıdan oluşmaktadır. Mimari şekli ile Ispıdın Kaya Kilisesi No.4’ü andırmakta ise de hem büyüklük, hem de çift kilisesiyle bu diğer yapıdan oldukça farklıdır.

Kuzeye uzanan büyük yapının ikinci kısmı daha sonraki bir dönemde güvercinliğe dönüştürülmüştür.

 

ISPIDIN KAYA KİLİSESİ NO 8

Ispıdın’ın güneyindeki yamaçta bulunan, çökmeler ve kaçak kazılar dolayısıyla ciddi şekilde tahrip olmuş bu kaya kilisesi 8×3 m ölçülerinde, dikdörtgen bir yapıdır. Nefin her iki duvarında bulunan simetrik girintilerde beşer niş mevcuttur.

 

 

ISPIDIN KAYA KİLİSESİ NO 9

Tüm bölgenin belki de en çok tahrip olmuş yapısı bu kaya kilisesidir. Kuzeyden ufak bir kapıyla girilen kilisenin içi, batı duvarının altında, ana kayada kazılan defineci çukurunun hafriyatıyla tamamen dolmuş durumdadır. Hafriyat miktarının fazlalığı dolayısıyla kilisenin zemini belli değildir ve hatta duvar nişlerinin ölçüleri dahi kabaca alınabilmiştir. Nefin güney duvarında üç, giriş kapısının bulunduğu kuzey duvarında ise iki niş mevcuttur. Apsisin önünde, ana kayaya oyulmuş beş pencereli templon işlemesi şimdiye dek Kapadokya’da görülen yegane örnektir ve sadece bu özelliği bile bu küçük, harap olmuş kiliseyi emsalsiz kılmaktadır.

-SUBAŞI-

SUBAŞI KAYA KİLİSESİ VE CİVAR YAPILAR

Subaşı (Üskübü) nün 100 m batısında, kayalık bir sırtta yer alan ve aralarında da kaya oyma bir kilise de bulunan bu yapılar kompleksi tarafımızdan Ekim ve Aralık 2017 tarihlerinde ölçülüp haritalanmıştır. Aynı bölge ile ilgili 2014 tarihli makalesinden bu çalışmamızın ardından haberdar olduğumuz Prof. Dr. Nilay Çorağan Karakaya, makalesinde bu yapılar hakkında şunları yazmıştır:

“Yapı kompleksinin merkezi bölümünde “Tören Salonu” ya da “Salon” olarak değerlendirilen birim ile kuzeyde kilise vardır (Çizim 2). 20 X 5 m. boyutlarında, doğu-batı doğrultusunda dikdörtgen planlı, düz tavanlı salonun batı cephesi tümüyle açıktır. Yapının tümüyle yıkılmış giriş bölümünün doğu duvarında, yaklaşık yarım yuvarlak büyük ve derin nişler mevcuttur. Yapının kuzeyindeki kayalık cephe, güvercin tünek yuvaları ile hareketlendirilmiştir.

Yapı kompleksine ait kilise, serbest haç planlıdır (Çizim 2). Kilisenin batısında yaklaşık dikdörtgen planlı bir narteks vardır. Beşik tonoz örtülü narteksin kısmen tahrip olmuş güney duvarında bir mezar nişi bulunur. Yapının batı haç kolu, kuzey, güney haç kollarına oranla daha uzun ve geniştir. Haç kollarının birleştiği kare biçimindeki merkezi bölüm, pandantif geçişli kubbe ile örtülüdür. Kilisenin doğusunda, merkezi içerde, at nalı biçimindeki apsisi örten yarım yuvarlak kubbenin başlangıcı hizasında kazıma tekniğinde şeritler dikkati çeker. Yapı kompleksine ait gömü şapeli olarak inşa edilen yapının zemininde, bema dâhil, kuzey ve güney haç kollarının duvarları boyunca bir seki dikkati çeker. Yapının özellikle örtü sistemi dâhil, duvarlarının üst bölümlerindeki sıva izleri yapının orijinalde duvar resimleri ile bezeli olduğunu gösterir. Plan ve mimari özellikleri açısından yakın benzerlerini Göreme’deki (12, 21, 21b, 27) kiliselerde gördüğümüz yapıyı, 10-11. yüzyıllara tarihlemek mümkündür.

Yapı kompleksi kuzeyde ahır, mutfak, kiler, yaşam birimleri ve güvercinlik ile sonlanır. Mutfak ve yaşam birimleri, batıda kuzey-güney doğrultusunda giriş mekânına açılmaktadır. Beşik tonozla örtülü mekânın cepheleri özenlı bır isçilik göstermektedir. Güneyde yer alan mutfak kare planlı olup, merkezde bacası olan büyük bir kubbe ile örtülüdür. Duvarlarında nişler yer alan yapı, doğusunda kiler, güneyınde ise ahır ile bağlantılıdır. Uzun ince bir koridorla mutfağa açılan ahır, düzensiz planlı olup uzun kenarlarında yemliklere sahiptir. Mutfak ile güvercinlik arasında kalan yaklaşık kare planlı bağımsız mekân ise yaşam birimi olmalıdır. Kuzeydeki kare planlı, konik çatı ile örtülü Güvercınlık ise bu yapılardan soyutlanmış olup, güneyınde gübrenın toplandığı mekânı içerir. Subaşı köyündeki bu yapı kompleksi, küçük bır topluluğa ait mesken olmalıdır. Kompleksin içerdiği mekanlar genelde manastırlarda görülen düzenlemeye sahip olmayıp gereken bazı bölümleri (avlu, yemekhane?) kapsamamaktadır. Dolayısıyla bu yapı topluluğunu mesken olarak değerlendirmek mümkündür. Kilise, tören salonu, ahır, güvercinlik, mutfak ve yaşam birimleri ile bir bütünlük gösteren bu kompleksi genelde 10-11. yüzyıla tarihlemek mümkündür”.

 

Prof. Dr. Nilay Çorağan Karakaya’nın mezkur makalesinde, Çizim 2 ve 3 de yayımladığı planların kuzey yönü yaklaşık 450 hatalıdır. Hal böyle olanda, bu yapılarla ilgili olarak yukarıda yazdığı notların yönleri de tarafımızdan çizilen planla aynı değildir.

 

Nilay Çorağan Karakaya; Kayseri’nin Gesi Beldesi, Küçük Bürüngüz (Subaşı) Köyü ile Ağırnas Vadisi’ndeki Bizans Dönemine ait Sivil – Zirai Kaya Yapıları, Turkish StudiesInternational Periodical For The Languages, Literature and History of Turkish or Turkic  Volume 9/10 Fall 2014, p. 335-358, Ankara.

-VEKSE-

VEKSE KAYA KİLİSESİ NO 1

Vekse’nin 400 m kadar güneydoğusunda, Koramaz Vadisi’nin dışında kalan kayalık bir tepenin üzerinde bulunan iki nefli bu büyük kaya kilisesi oldukça farklı bir mimariye sahiptir. Normal bir kilisede bulunması beklenen iki yan koldan sadece güneye bakan tek bir transept mevcuttur ve bu transeptte bir yan apsis vardır. Olasılıkla, kuzey kısmındaki kaya bloğu sol transept kazılmasına izin vermeyecek kadar ince olmalıdır. Girişin tam karşısında, güney duvarına kazılmış, önünde bir mezar bulunan küçük apsisin ardından nefte karşılıklı iki duvarda nişler mevcuttur. Kemerli bir tonozun ardından ulaşılan kubbe nispeten sağlam durumdadır. Kilisenin tümünde ve nal şeklinde kazılmış ana apsis duvarlarında herhangi bir fresk mevcut değildir.

 

 

 

VEKSE KAYA KİLİSESİ NO 2

Günümüz Vekse yerleşiminin kuzeyinde, Koramaz Vadisi’nin kuzey duvarı boyunca beş farklı kaya oyması yapı mevcuttur. Bu yapıların üçü kilise, diğer ikisi ise oldukça büyük ve kullanım amacı çok belirgin olmayan yapılardır. Tarafımızdan Vekse Kaya Kilisesi No 2 olarak isimlendirilen bu, nispeten büyük kilise bir kaya oyma yapının ana kayanın doğal formuna adapte edilmesinin güzel bir örneğidir. Tek sütunla desteklenmiş 3.8 x 6 m ölçülerindeki nefin doğusundaki kayada çift sıra halinde yuvarlak kemerli nişler mevcuttur. Ana apsis ise batısında bulunan yan apsise bir geçitle bağlanmaktadır. Vekse Kaya Kilisesi No 1 den farklı olarak, bu kilisenin nefinin batı kısmı bir transept olamayacak denli büyüktür. Görünürde hiçbir fresk kalıntısı olmayan bu kiliseyle aynı yamaçta bulunan Vekse Kaya Kilisesi No 3 arasındaki toplam uzaklık 200 m kadardır.

 

 

 

VEKSE KAYA KİLİSESİ NO 3

Vekse’de bulunan kaya kiliseleri arasında en fazla tahrip olmuş yapı olasılıkla bu kaya kilisesidir. Tek apsisli, nefi destekleyen sütunlarının sadece ikisi sağlam kalmış, 8 m ana aks uzunluğuna sahip bu ufak kilise zaman içinde o denli büyük değişimler ve tahribatlar yaşamış ki orijinal mimarisini tahmin edebilmek bile çok zordur. Öte yandan, güney duvarı ve bu duvarda yer alan transpetleri orijinal kabul edersek kilisenin asimetrik mimarisi oldukça ilginçtir. Girişin doğusunda duvara oyulmuş, hemen hemen birer metre çapında, amacı belirsiz olan iki girinti ise kilisenin orijinal mimarisine ait değildir ve olasılıkla daha sonraki bir tarihte, kilise güvercinliğe çevrilirken kazılmış olmalıdır. Girişin tam karşısına denk gelen duvardaki güvercin yuvaları ve apsisin önündeki baca bu faaliyetin delilleridir. Olasılıkla asıl amaç, bu kaya kilisesinin kuzeydoğusuna kazılmış, 6 m çapa sahip güvercinliği bir delikle kilisenin apsisine bağlayıp kiliseyi de güvercinliğe çevirerek daha fazla verim elde etmekti. Kilisenin apsisinin güney duvarının çökmesi ve yapının bu noktada tümüyle yeryüzüne açılması bu projeyi engellemiş olmalıdır.

 

 

 

VEKSE KAYA YERLEŞİMİ

Koramaz Vadisi’nin bu kısmında bulunan sayısız kaya yerleşimi içinde bu; ana kayada üç etkileyici penceresi olan yapı oldukça dikkat çekicidir. Daha önce değinilen 2 ve 3 nolu kiliselerin arasında bulunan bu yapının, hem ‘salon’ denilebilecek kadar büyük dört odası olması, hem de kuzey odası hariç hiçbir odanın duvarında niş bulunmaması bir mesken olmadığını düşündürse de, büyük emeklerle ve oldukça ihtimamlı bir işçilikle kazılmış bu yapının işlevi belirsizdir. Girişte karşılaşılan ilk mekan 29 m2, bunun kuzeyindeki diğer mekan ise 25 m2 dir ve sadece bu iki oda bile bir kaya oyma ‘mesken’ için gereksiz derecede büyüktür. Giriş mekanının ortasında bulunan hafriyat tavan çöküntüsü değildir ve olasılıkla daha geç bir tarihte dışarıdan buraya taşınmış, orta pencere de aynı dönemde örülerek kapatılmış olmalıdır. Giriş odasından farklı olarak, tavanı beşik tonoz şeklinde kazılmış kuzey odasının güney duvarında iki tane birer metre eninde ve derin niş mevcuttur. Duvarlarında ve tavanında ciddi çatlaklar olan ve çökme tehlikesi bulunan bu odanın yüzeye açılan bir havalandırma bacası da vardır. Doğu kısmındaki nispeten yeni ve düzgün taş duvarları göz önüne alarak, batıdaki odadan sonra bir geçitle ulaşılan güneybatıdaki son odanın ana yapıdan daha geç bir tarihte kazıldığını varsayabiliriz.

 

VEKSE KAYA KİLİSESİ NO 4

Vekse’nin kuzey kayalığının dışında yer alan bir diğer kilise ise köyün doğusuna, Koramaz Vadisi’ne doğru devam eden ve kayalık yamacın yanından geçen yolda bulunan bu yapıdır. Hem köyün, hem de kuzeydeki kayalık duvarın oldukça uzağında kazılmış  bu kilisenin ana girişi çökmeler ve hafriyatla kapanmış durumdadır. Kayalıkta, yaklaşık 2 m yüksekte bir delikten girilebilen kilisenin apsisinde de çökme mevcuttur. Yaklaşık 8 m uzunluğa sahip bu yapının nefine paralel ve aynı uzunluğa sahip ikinci bir galeri daha bulunmaktadır. Neften ana kayaya oyulmuş iki sütun/blokla ayrılan bu galeri bir tür yan nef olmalıdır.

 

VEKSE KAYA KİLİSESİ NO 5

Vekse’nin kuzey kayalığında doğuya doğru en son yapı Vekse Kaya Kilisesi No 5’tir. Yamacın üstünde, hemen hemen kaya duvarın ortalarında yer alan bu kiliseye oldukça düzgün kazılmış ve duvarlarında nişler bulunan kaya oyması bir avludan geçilerek girilmektedir. 7,5 m uzunluğa sahip kilisenin her iki duvarında nişler mevcuttur. Kilisenin içinde, batı yönünde kazılmış havalandırma bacasına ve kareye yakın bir mimariye sahip odanın amacı ise belirsizdir. Zemini tavandan dökülen hafriyatla dolu olan bu odanın duvarlarında niş mevcut değildir.

 

 

VEKSE GÜVERCİNLİK

Vekse Kaya Kilisesi No 2 nin yaklaşık 50 m kadar doğusunda yer alan bu yapı daha sonraki dönemlerde güvercinlik olarak kullanılmaya çalışılmışsa da asıl kazılma amacının mesken olduğunu düşünebiliriz. Üç kata yayılmış bu büyük yapının giriş ve orta katlarında tavan / taban göçükleri mevcuttur. Ayrıca, orta katında tavandan kopan çok büyük kaya blokları duvarlarına güvercin yuvaları oyulmuş iki büyük odanın girişlerini neredeyse tıkamış durumdadır. Bu kattan batıya, bir üst kata doğru devam eden tünel savunma amaçlı kazılmış olmalıdır. Her ne kadar tünelde bir kapı taşı mevcut değilse de bu taşın yerleşebileceği bir ‘operasyon odası’ mevcuttur. Bu tünel, ön duvara açılmış bir penceresi de olan, ters L şeklinde büyük bir salona ulaşmaktadır. Pencere bu yapının giriş kotundan 7 m yüksektedir. Bu salonun batısına doğru devam eden bir diğer tünel ise 6,5 m sonra ufak bir oda ile sonlanmaktadır.